madem bir parçasını benimsedim, kullandım blogumda izinsiz; kendisine yer vermemek olmaz attila ilhan'ın mükemmel şiirinin. kendi sesinden de dinleme fırsatı bulduğumuz bu harika şiir; öyle, daha başka bir havaya bürünüyor sanki.
beni en çok tekrarları etkiliyor. "... ne kadar - o kadar ...", "... sen değilsin - sen değil misin...". bir de "yorgun başını üşümüş yastığına koyuyor musun uyuyor musun" diyor ya- işte son dediğin böyle olmalı.
o zaman bir de itiraf: bazen attila ilhan bu şiirleri bana yazmış diye düşünüyorum. bazen de benim adıma hayali sevgilime yazmış diye, nitekim gerçeğine gönderilemeyecek kadar acımasız bazıları.
attila ilhan olmasa nasıl büyürdük?
sen beyaz bir kadınsın
asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
ben ki tek damla şarap içmedim
ekmeğin beyaz zeytinin siyah olduğunu biliyorum
asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
benim kusturucu sarhoşluğum
yoksulluğum
yüzüme bakmasan da
yağmurda düşürsen de gözlerini
gözlerime bakmasan da ne kadar
o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor
uykularımda nefesinin sıcaklığı
o kadar
hangi akşam kapımı çalsam sen değilsin
sen değil misin bir kıvılcım gibi
gözbebeklerimde duran
umutsuzlandığım her akşam
senin rüzgarın almıyor mu
uğultulu yorgunluğumu
yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin
iyimserliğin
ben bu tezgahı kurdumsa senin için kurdum
senin için dokuduğum basma ve pazen
denizin yeşilinden süzdüğüm balık
göğüm mavisinden çaldığım kuş
senin için
felsefe okudumsa
iktisat okudumsa gece yarıları
boğazım kurumuş içim bir kalabalık
sıcacık mısralar okudumsa yunus'tan
senin için okudum
gece yarıları
sen beyaz bir kadınsın
uzaktaki
gözlerin aklımdan çıkmıyor
sen beyaz bir kadınsın
karanlıkları dinleyen
uzaktaki
sarmaşıkları duyuyor musun rüzgarda
yorgun başını
üşümüş yastığına koyuyor musun
uyuyor musun
attila ilhan
beni en çok tekrarları etkiliyor. "... ne kadar - o kadar ...", "... sen değilsin - sen değil misin...". bir de "yorgun başını üşümüş yastığına koyuyor musun uyuyor musun" diyor ya- işte son dediğin böyle olmalı.
o zaman bir de itiraf: bazen attila ilhan bu şiirleri bana yazmış diye düşünüyorum. bazen de benim adıma hayali sevgilime yazmış diye, nitekim gerçeğine gönderilemeyecek kadar acımasız bazıları.
attila ilhan olmasa nasıl büyürdük?
sen beyaz bir kadınsın
asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
ben ki tek damla şarap içmedim
ekmeğin beyaz zeytinin siyah olduğunu biliyorum
asıl büyük sarhoş benim
uzaktaki
benim kusturucu sarhoşluğum
yoksulluğum
yüzüme bakmasan da
yağmurda düşürsen de gözlerini
gözlerime bakmasan da ne kadar
o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor
uykularımda nefesinin sıcaklığı
o kadar
hangi akşam kapımı çalsam sen değilsin
sen değil misin bir kıvılcım gibi
gözbebeklerimde duran
umutsuzlandığım her akşam
senin rüzgarın almıyor mu
uğultulu yorgunluğumu
yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin
iyimserliğin
ben bu tezgahı kurdumsa senin için kurdum
senin için dokuduğum basma ve pazen
denizin yeşilinden süzdüğüm balık
göğüm mavisinden çaldığım kuş
senin için
felsefe okudumsa
iktisat okudumsa gece yarıları
boğazım kurumuş içim bir kalabalık
sıcacık mısralar okudumsa yunus'tan
senin için okudum
gece yarıları
sen beyaz bir kadınsın
uzaktaki
gözlerin aklımdan çıkmıyor
sen beyaz bir kadınsın
karanlıkları dinleyen
uzaktaki
sarmaşıkları duyuyor musun rüzgarda
yorgun başını
üşümüş yastığına koyuyor musun
uyuyor musun
attila ilhan
paylaşım için teşekkürler atilla
YanıtlaSilattila rica ederim diyor
YanıtlaSil