28 Kasım 2011

Private Residence

Hey Jude,
don't make it bad
take a sad song
and make it better.


The most innocent way to make something better is declared in this song.

Joy fm bugün benim için çalıyor. Bense her şarkıyı sevdiklerime yolluyorum içimden. Hey Jude, sana gelsin.

Bir de Eksen'in benim için söyledikleri var:

"Look, let me explain something to you. Uh, I'm not Mr Lebowski. You're Mr Lebowski. I'm the Dude. So that's what you call me."

The Big Lebowski. Oldyboy'la aynı zamanlarda seyretmiştim, şu an ikisinin beynimde birbirine çok yakın iki çekmecede depolandığından eminim. ("Beyinde depolanma" bilgisinin Why Why Family'deki bilginin ötesine geçememesinin, aldığım ve kaldığım Neuroscience dersinin yalnızca kalbimde yer etmesinden kaynaklandığını belirtmeden geçemeyeceğim. Ne saçma uzunlukta bir cümle.)
Dude, ne rahat adamsın sen. Bir özeniyorum, bir özeniyorum ki sorma. Halının ne kadar değerli olduğunu biliyorum.
Benim için de .. Bulamadım şimdi bir nesne. Zaten o senin özelliğin, öyle değil mi?

Adele'in Someone Like You'su çok iyi ya(bu ona gelsin). Ergenlik dönemi şarkılarım gibi. Kelly Clarkson'dan Because of You'yu dinlerken kıpraşan taneciklerin hareket ettiğini hissediyorum. Bu arada "tanecik" orada tuhaf durdu; ama içimde hareket halinde olan o "şey"in dilimizde bir karşılığı yok ne yazık ki. O kelimeyi bulma görevini Metis Yayınları'na vermek istiyorum. Niteki kendileri bu seneki takvimin temasını "Olmayan Kelimeler" olarak belirleyip kalbimde çok hoş bir yerde, medieval europe tahtı kurdular. I'm sure they imitated. N'alaka şimdi.

Bugün ergenlik yıllarıma dönesim var. Erkeklerin constant phallic symbol arayışları, anlamsız, hiçbir zaman komik olmayan şakaları, karşı cinsle arkadaşlığın zorlaştığı o çirkin dönemi resmen özledim. Bacaklarım bu dönemde mi büyüdü? Yoksa hep mi şişkoydular? Bu sorunun cevabını bayağı merak ediyorum. Bir de tayt giyiyorum akşamları utanmadan. Dünyanın en komplekssiz insanı oluyorum birkaç saatliğine, huzuru buluyorum.

Bugün derste blogumun ne üzerine olduğunu anlatmaya çalıştım ve tabii ki olmadı. Sıkıntılı tabii benim için kesin cevaplar vermek.

Sayfalar beni bekler, otobüs seni.

Sevgiler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder