Kim kandırmış çocukken bizi diye düşünürken bakın ne buldum!
Amcanın biri deniz otobüsü kaçırmış, fanteziye bak. Koç Köprüsü'nde bomba patlatanla aynı bilinçsiz zihniyet bu. Hedef kitlesini tanımlamak için eğitimler aldığımız bu reklam dünyasının içinde, kimi öldürmek, kime zarar vermek istediğinden emin olamayan birileri her alanda huzursuzluk yaratmayı kendine çözüm seçmiş.
Acaba onları kim kandırdı çocukluklarında? Bizimki daha mı masumdu? Komünist yapılarından bir süre sonra uzaklaştırılıp dinde aradıklarını bulan Şirinler, ne güzel kardeş kardeş yaşıyorlardı! Mantarların altında yaşam olabileceğine bir güzel inanmıştım ben. Ben çok şeye inanmışım aslında, şimdi dönüp bakınca komik geliyor. Dayımın ayak sesleri dedim yıllarca teyzemin masanın altına gizlice vurarak çıkardığı sese. Hem ben değil miyim kuşların haber taşıdığına inanan. Ondan yıllarca kuşların benim sorularıma cevaplar verdiğini düşündüm. Sonra bir gün öğrendim ki Teletabiler aslında gaymiş. Ne yapalım yani? Beni asıl çarpan zeka geriliğine neden oldukları söylentisi. Her şeyi 4 kez tekrarlıyorlar diye neden zekamızı olumsuz yönde etkilesinler ki? 4 iyidir, 4 candır, bilenler bilir.
Hazırlıkta hocamız uyarmıştı; kırmızı teletabinin adı Po, Poo değil. Poo başka bir şey, kötü, komik, e kaka! (double meaning, hoho.) (Webex reklamının caanım radyomda bir anda çıkıp beni korkutmasına alışıyorum artık.) Şimdi bakıyorum da, yok abi, diyorum, üstümüzden tır geçse beynimiz ancak bu kadar düzleşirmiş.
Belki de dün deniz otobüsünü kaçıran amcanın üstünden tır geçmiştir çocukken. Kim bilir?
Amcanın biri deniz otobüsü kaçırmış, fanteziye bak. Koç Köprüsü'nde bomba patlatanla aynı bilinçsiz zihniyet bu. Hedef kitlesini tanımlamak için eğitimler aldığımız bu reklam dünyasının içinde, kimi öldürmek, kime zarar vermek istediğinden emin olamayan birileri her alanda huzursuzluk yaratmayı kendine çözüm seçmiş.
Acaba onları kim kandırdı çocukluklarında? Bizimki daha mı masumdu? Komünist yapılarından bir süre sonra uzaklaştırılıp dinde aradıklarını bulan Şirinler, ne güzel kardeş kardeş yaşıyorlardı! Mantarların altında yaşam olabileceğine bir güzel inanmıştım ben. Ben çok şeye inanmışım aslında, şimdi dönüp bakınca komik geliyor. Dayımın ayak sesleri dedim yıllarca teyzemin masanın altına gizlice vurarak çıkardığı sese. Hem ben değil miyim kuşların haber taşıdığına inanan. Ondan yıllarca kuşların benim sorularıma cevaplar verdiğini düşündüm. Sonra bir gün öğrendim ki Teletabiler aslında gaymiş. Ne yapalım yani? Beni asıl çarpan zeka geriliğine neden oldukları söylentisi. Her şeyi 4 kez tekrarlıyorlar diye neden zekamızı olumsuz yönde etkilesinler ki? 4 iyidir, 4 candır, bilenler bilir.
Hazırlıkta hocamız uyarmıştı; kırmızı teletabinin adı Po, Poo değil. Poo başka bir şey, kötü, komik, e kaka! (double meaning, hoho.) (Webex reklamının caanım radyomda bir anda çıkıp beni korkutmasına alışıyorum artık.) Şimdi bakıyorum da, yok abi, diyorum, üstümüzden tır geçse beynimiz ancak bu kadar düzleşirmiş.
Belki de dün deniz otobüsünü kaçıran amcanın üstünden tır geçmiştir çocukken. Kim bilir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder