14 Kasım 2011

Günaydın Janis!

Seni ne kadar sevdiğimi hatırlatmak için yazıyorum. iTunes, şarkıları karıştırıp çalarken, beklenmedik bir anda senin sesini duymak, nasıl desem, Nutella'yla kaşığımın buluşma anında hissettiklerimi hissettiriyor. Böyle bir heyecan oluyor, detaylarını anlatmayı beceremediğim. Sınava girerken olan heyecandan farklı ya da maç izlerkenki. Stressiz, gerilimsiz, saf bir heyecan işte; böyle kıpır kıpır. (Yaşıyor olsaydın evlenme teklifi geliyordu bunca laftan sonra.)

Ne var ki "freedom is just another word for nothing left to loose" olmamış sanki. Sana katılmayınca kendimi suçlu hissetsem de, kusuruma bakma Janis. Freedom, tanımlamak için beynimin içinde görünmeyen bir resim çizdiğimde, olumsuz şekillenmiyor, senin dediğinin aksine.

Yanlış anlama, lütfen.

Güzel bir güne seninle başlamayı özlemişim.

Sevgiler,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder