8 Kasım 2012

yalnızlık derken

eğer minik bir ara yaratabilirsem, bu adamın kitabını okuyacağım.


şimdi bu yazanların common sense değil de fact olduğunu nereden biliyoruz? sosyal bilimlerin çetrefilli yanı bu işte, bazen siz bile söylediğinize inanmıyorsunuz, elde istatistik olsa bile. yani bu amca inanıyor olabilir; ama benim elimdeki veriler bu sonucu verse, inanmazdım muhtemelen.

1. yalnız insanın neye güveni artıyormuş, anlamadım mesela ben. kendine mi? e artar tabii, başka kimsesi yoksa ne yapacak? ölsün mü güvenememekten kimseciklere. ama o zaman "elde var hüzün". fayda bunun neresinde?

2. yeniliklere açık olacak tabii. kendine kaç defa anlatabilir aynı hikayeyi? oturduğumuz yerde anı da biriktirmiyoruz, anlatıp pekiştirmiyoruz da. e o zaman? "abi geçen 4 demlik çay içtim sıkıntıdan." diye anlatmayacaksam niye yalnız kaldım ki o gün? ya da hadi mecburiyetten yalnız kaldım, onun üstesinden nasıl geleceğim başka türlü?

3. yaratıcılıktan ziyade yaratıcılığını konuşturacağın zaman yaratır, o da hünerlerini sergilemen için fırsatı artırır. ama sonunda yine paylaşma güdüsüyle kaynayacak kanın. yalnızdın, kitap yazdın, basılmasını istemeyecek misin? sırf seninle aynı hissetmesi muhtemel insanların kalbine dokunabilmek için bile vazgeçmeli yalnızlıktan.

4. kendine zaman ayır ayır nereye kadar? kahvaltıyı üç saatte yap, banyoyu dört. film izle izle. oku oku oku. yaz çiz boya. müzik dinle. uzan keyfine bak. sahilde yürü yürü yürü. çık gez toz. sonra uyu istediğin kadar, rüyalar gör. yağmurun sesini dinle. çalış çalış çalış. her biri için bir gün ayır. böyle geçirebileceğin maksimum bir aydır, fazlasını yapabilen varsa tek başına mutluluklar diliyorum tabii. başkaları yokken kendine zaman ayırmayı niye isteyesin ki? zaten varsın sen ve tüm zaman senin, ama yarım değil mi elma?

5. eğer yalnız kalmak güzel bir şeyse, bunun için nedenler sıralıyorsak hele, neden gerekçeler arasında doğru insanı bulmak var? doğru insanı bulmak, üstteki şıkları "e) hiçbiri" diyerek elemek değil de, nedir?

6. başkaları hayatımızdayken sorumsuzsak onlar zaten durmazlar ki bir süre sonra. o zaman, yalnızlık burada neden değil, sonuç. su faturasını yatırabilirim, diye sorumluluk almak için yalnız kalmaya gerek duyuluyorsa, orada sıkıntı büyük arkadaş. iş bölümünü öğren önce sen, yalnızlığın faydalarını sayacağına.

ha dersen ki korkularım var benim, kimseyi incitesim de yok, en iyisi kendime kalayım, mutlu olmak değil amacım, yeter ki üzmeyeyim. o zaman tamam. yani o da bu ara sınavlar var, iş güç birikti, rüya görürken bile vicdan azabı duyuyorum çalışmadığım için, diye.

ama öte yandan, ben değil miyim evde tek başına oturunca ders çalışamayan? blog'a takılan, yazan, okuyan, bir türlü oturduğu yerden kalkamayan, çalışmak için arkadaşını arayan teyzesine kurabiye yaptıran?

-eric amcamın durmuş demek ki- ama ben, kalbim atıyorken sağlıklı sağlıklı, neden aranayım ki yalnızlık sen aslında güzel misin diye?

sensizlik değil bahsettiğim, aman yanlış anlaşılmasın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder