dün derste blog okumanın cezası olarak öyle bir post okuduk ki bengito'yla, onun ağlaması benim ağlamamak için mükemmel geçerli sebebime saatlerce güldük. ceza bunun neresinde diyebiliriz tabii. ceza yazının kendisinde. arkadaş o nasıl bir şeydi öyle! bakın:
zaten bence günün asıl bombası, yazıyı okumamdan maksimum iki saat sonra, joy fm'de john lennon'ın "how" şarkısını ilk kez dinlemem ve bu ilkin dünle aynı güne rastlaması oldu. post-kahkaha-şarkı. aylardır en mükemmel anı, tam torunlara anlatmalık.
şarkının adına bak (inside joke var burada tabii ki yine)! öbür yanda, sözleri baş ağrısının ardından gelen uyku gibi. uyumazsam başım tekrar ağrımaya başlayacak, hem de bu kez daha şiddetli, biliyorum da konuşuyorum.
i won't be greedy this time, i promise. i won't let us down, break any rule we've created. i won't let you ... i won't let myself.
sonsuz otorite döngümde sınavlar yaklaşıyor, bakalım araya kaynayabilecekler mi.
sevgiler.
vividly demese iyiydi. zayıf noktamdan vurdu hınzır. bir de saçlar. neyse ki güzel bir şey söylenemeyecek kadar kısa benimkiler. ve what exaclty does it mean to be free ? neyse buna hiç girmeyelim.
zaten bence günün asıl bombası, yazıyı okumamdan maksimum iki saat sonra, joy fm'de john lennon'ın "how" şarkısını ilk kez dinlemem ve bu ilkin dünle aynı güne rastlaması oldu. post-kahkaha-şarkı. aylardır en mükemmel anı, tam torunlara anlatmalık.
şarkının adına bak (inside joke var burada tabii ki yine)! öbür yanda, sözleri baş ağrısının ardından gelen uyku gibi. uyumazsam başım tekrar ağrımaya başlayacak, hem de bu kez daha şiddetli, biliyorum da konuşuyorum.
i won't be greedy this time, i promise. i won't let us down, break any rule we've created. i won't let you ... i won't let myself.
sonsuz otorite döngümde sınavlar yaklaşıyor, bakalım araya kaynayabilecekler mi.
sevgiler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder