27 Mayıs 2012

özet geçiyorum

ben ki anadolu sigorta'nın reklamını izleyip ağlardım eskiden, belli ki ben artık o eski ben değilim. bugün çok sorguladım atatürk'ü. eğitim aşkına bir bir yıkıyorum olduğu gibi kabul ettiğim ne varsa. taş üstünde taş, harf üstünde harf kalmayıncaya kadar parantezler açıyorum. nereye kadar sürecek bilemem, ama her ders kendi içinde bir yıkım. ama'ların sorgulayanı iyidir, mazeret için ama'larla gelmeyin derdi turan hocam. birincisine sıkı sıkı sarıldım ben de, attım kendimi doğrulardan denizlere. ayfer hoca dedi, iyice batmadan çıkamıyormuş insan. batıyorum bakalım. güneşi özlüyorum (inside joke oldu bu da.).

sonra bir şarkı dinledim. bob dylan'ın söylediği var ipodum'da. bloga koyayım diye bakınırken joan baez'in de söylediğini gördüm. şarkının ikimizde uyandırdığı izlenimler neredeyse zıt, ama girişinden etkilendim. -i guess i am too-. iyice batmadan çıkamıyordur belki de insan.

aa bir de. o gün bir çocuk selpak satıyordu. tam alıyorken "karnın aç mı?" diye sordum, istedim ki bir selpak almaktan fazlasını yapayım hazır elimden geliyorken. çocuk "tokum abla sağ ol." dedi. aklıma, zamanında, uzattığım 5 lirayı "bu çok fazla abla, ben ne yapayım bununla?" diyen erzincan'daki çocuk geldi. nasıl hissedeceğimi bilmediğim anlar yaşamak iyi geliyor. modern insanın şoke olmaması gerçeğini bir an da olsa yok sayabiliyorum, dünyalara bedel.

-bense şımarıklık yapıyorum, başka bir şey değil. nefesimi tuttuğum için batamıyorum bile.-

sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder