Hitchcock: A clear horizon. Nothing to worry about on your plate. Only things that are creative, and not destructive. I can't bear quarrelling, I can't bear feelings between people. I think hatred is wasted energy. And it's all non productive. [...] I know we're only human, we do go in for these various emotions, call them negative emotions.But when all these are removed, and you can look forward and the road is clear ahead, and now you're going to create something. And that's as happy as I would ever want to be.
----
Umudumuz az da olsa vardı aslında.
Ama olmadı.
Soccer is against happiness sometimes, too much hatred's involved. Olmuyor yani. Hele Hakan Şükür milletvekilimiz çıkıyor, saatlerce konuşuyor," bizim millet böyle bizim millet şöyle" diyerek topluma dair tüm saptamalarını AKP'ye yakışır şekilde bir hitap yeteneğiyle bize satıyor, daha da olmuyor. Gerçi hepimiz üzüldük sahaya, sahada, sahadan atılan sarı koltukları görünce. Ben maç boyu kahroldum zaten, "hakeme yazık! futbolculara yazık! e bu maç bitince kaç arabanın camları kırılacak, kaç insan yaralanacak?" diye diye bunalttım herkesi. Yurtta kızlar dediler, benimle maç izlenmezmiş, olaya çok duygusal yaklaşıyormuşum. E takım tutmayınca yanlış oynayan futbolcuya gereğinden fazla kızmama gerek kalmıyor sonuçta. İnsanların heyecanlı heyecanlı bağır çağır maç izlemesi hem komik hem garip geliyor. (Çarşı bir istisna.) İnsan bir takıma kendini neden o kadar adar ki, diye merak ediyorum. Bu heyecanları, destekleri iyi güzel de, her şeyi uçlarda yaşamak zorunda mıyız? Ne desem bilmiyorum.
Bu ara ne çok şey bilmiyorum!
Neyse ki Nosa var da, bilmek zorunda kalmıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder