25 Mayıs 2012

eflatun

ne yaparsam yapayım yine ben kalıyorum ya, akıl sır erdiremiyorum nasıl'ına. bir gün bulutlardan inerken janis joplin'i görmemek, karabiberim'i hatırlamamak, eternal sunshine'ın uygulamasını beynime indirmek istiyorum. e bilemiyorsun tabii, nerede ne olacak, çenen ne kadar kapalı kalacak, nasıl saçmalayacaksın kim bilir. "su içsem yarıyor" adlı çalışmamda, susmak ayrı dert, konuşmak ayrı. sınır-seviye tanımazlık ilkemi, sessizlikle denlegemeye çalışıyorum; ama burcum terazi bile değil. yo, kıskanç da değilim. umurumda değil, diyelim. demem o ki kendimi tekrar alarmları çalmaya başlıyor. bu çanlar benim için. bu kandil gecesinde, hangi dua için ellerimi açtığım belli değil. kinder sürpriz yerine kandil simidi almış olsam belki şu an daha farklı hissederdim. attila ilhan, neredesin?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder