attila ilhan kandırmış bizi. sıcak rom dediğin içilecek bir şey değil, hele karşılıklı içilecek bir şey hiç değil. kokusu az sonra öldürecek bir zehir gibi. rengi tam ayrılık sarısı. öldürecek gibi sahi.
stranger. sana sesleniyorum. midemdeki bulantının geçmesinin tek yolu var: uyku. ben kendimi tanıyorum. elimden tutmaya çalışma boşuna, elinde kalmaktan korkuyorum. çünkü delik deşik bir bira şişesiyim, sarhoşun bilnçsiz kurşununa denk gelmişim. içimdekini sömürmeden taşımayı bilememişim. gönül isterdi ki sarı olmasaydı içimin rengi en başından, ama kısmet böyle işler. sen zannediyor musun ki o istedi böyle olmasını. her şeye kendin karar veremiyorsun işte. bazen bazıları senin, onun yerine de karar veriyor. hem ben sadece şişeydim, içime sarıyı koydular, çaresizdim.
şimdi uyuyamadığım her saniye kendimi iyi hissettireceğine inandığın için bir şeyler atıştırıyorum. yerken ağrıyı unutuyorum. oysa sen de artık biliyorsun ki ben uykuya dayanıksızım. er ya da geç senin gitmeni bekleyemeden uyuyacağım. bu saatte sağlıklı ev yemeği yiyecek değilim. kaldı ki abur cubur da iyi gelmiyor artık. başta çok güzeldi. öyledir ya zararlı olan hep güzeldir. aç bir çocuk gibi bonibon yedim, yapmamam gerektiğini bile bile. tadı çok güzel diye ses çıkarmadım. ne var ki artık uyumam lazım.
----
yazıp post edemeden uyuyakalmam da çok başarılı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder