10 Nisan 2012

üç ölü çocuk

"In your limited world, can you open your minds? Can you open your hearts?"

Organ trafficking konusunda okumalara başladığım bu dönem sınavlarımla çakışmasa daha iyi olabilirdi tabii. Polanyi'nin fictitious commodity'lerine dördüncü olarak insanın kendisini eklesek, çok da sırıtmaz sanıyorum. Ne de olsa böbreğimizin değeri spekülasyona çok açık. İnsan hayatının değerini sorgulamak ne zor! Bu bağlamda global ahlaki değerler oluşturulabilir mi, paranın girdiği -insanın business olduğu- bir ortamda ahlaktan konuşmaya fırsat bulunabilir mi; bu iki soruya herkes evet der mi, diye düşünüyorum oturduğum yerde. "Ne var ki? Böbreğini satmazsa zaten ölecek, en azından -tek böbrekle de kalsa- para kazandı, diyerek organ satışını rasyonel bulan yalnızca okyanusun hiç bilmediğimiz tarafındaki insanlar değil. Ne yazık ki bu eylemi haklı çıkarma çabaları, elde edilen gelirle vicdanları işlevsiz hale gelenlere de ait değil yalnızca. Sessiz kalarak hepimiz onaylıyoruz göz göre göre işlenen bu cinayetleri? Yitirdiklerimiz de yalnız ölenler değil, sıkı sıkıya tutunduğumuz  öz saygımız, gururumuz, umudumuz.

Bu gidişata dur dememek için yüz neden sıralamaktansa, içten bir şekilde "dur" diyebiliriz.


http://www.ted.com/talks/lang/tr/sunitha_krishnan_tedindia.html




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder