Samoalılar!
"Farklı", ne tuhaf bir olgu. Alışılmışın dışında, tanımadığın, bilmediğin bir ev düşün. Senin olmayan, senin olmayacak, hatta olamayacak. Çatısı yok, duvarları camdan, böylesinin sadece hayalinde olabileceğini düşün. Hani günümüzde sadece değişik musluklar tasarlamak için dünyaya gelmiş insanlar var ya, onların bile akıllarına gelmeyecek musluklar düşün, ya da musluksuz bir ev. Ne bileyim hayal dünyam şu an "Aygaz" reklamı yüzünden bir kesintiye uğradı, sen düşün.
"Şımarıklık" gibi gelebilir; ama şu an sahip olduklarım, benim gitmek istediğim yolun parçaları değil tam olarak. Yarı yolda bırakma isteğim kaçınılmaz, konu ne olursa olsun; ama şimdiye kadar önemli sayılabilecek bir geri dönüşüm olmadı. Belki bunun merakı, heyecanıyla; belki tüm bu stresin, "presentable" hayatın gerginliğinden kaçma derdiyle yeni bir adım atmak istiyorum, farklı bir dünyaya. Biraz kaşınıyorum, artıların eksileri alt edebileceği güzide yaşamımı alt üst etmeye çabalarken, evet; ama daha 20'lerimin en başındayım, zamanım varken bir şeyleri önce batırıp sonra düzeltmek, batırma riskini almak istiyorum.
Samoa'da bir evde conversational bir partner olmadan oturmak istiyorum, çocukmuşum gibi. Agresif büyütüleyim, kapı önünde teyzeler beni yalnız bırakmasınlar hiç, oturalım öyle birlikte, ben onları dinleyerek büyüyeyim. Sonra final haftam gelsin ve ticari ilişkilerimiz yüzünden o haftayı atlayalım, hiç yaşanmamış kabul edelim, dönemi güzelce bitirelim. Gel gör ki, şu an buradayım ve bu haftayı ölmezsem yaşayacağım.
"Bitene kadar bitmez hayat, bitti mi de biter ama."
Tae.
"Farklı", ne tuhaf bir olgu. Alışılmışın dışında, tanımadığın, bilmediğin bir ev düşün. Senin olmayan, senin olmayacak, hatta olamayacak. Çatısı yok, duvarları camdan, böylesinin sadece hayalinde olabileceğini düşün. Hani günümüzde sadece değişik musluklar tasarlamak için dünyaya gelmiş insanlar var ya, onların bile akıllarına gelmeyecek musluklar düşün, ya da musluksuz bir ev. Ne bileyim hayal dünyam şu an "Aygaz" reklamı yüzünden bir kesintiye uğradı, sen düşün.
"Şımarıklık" gibi gelebilir; ama şu an sahip olduklarım, benim gitmek istediğim yolun parçaları değil tam olarak. Yarı yolda bırakma isteğim kaçınılmaz, konu ne olursa olsun; ama şimdiye kadar önemli sayılabilecek bir geri dönüşüm olmadı. Belki bunun merakı, heyecanıyla; belki tüm bu stresin, "presentable" hayatın gerginliğinden kaçma derdiyle yeni bir adım atmak istiyorum, farklı bir dünyaya. Biraz kaşınıyorum, artıların eksileri alt edebileceği güzide yaşamımı alt üst etmeye çabalarken, evet; ama daha 20'lerimin en başındayım, zamanım varken bir şeyleri önce batırıp sonra düzeltmek, batırma riskini almak istiyorum.
Samoa'da bir evde conversational bir partner olmadan oturmak istiyorum, çocukmuşum gibi. Agresif büyütüleyim, kapı önünde teyzeler beni yalnız bırakmasınlar hiç, oturalım öyle birlikte, ben onları dinleyerek büyüyeyim. Sonra final haftam gelsin ve ticari ilişkilerimiz yüzünden o haftayı atlayalım, hiç yaşanmamış kabul edelim, dönemi güzelce bitirelim. Gel gör ki, şu an buradayım ve bu haftayı ölmezsem yaşayacağım.
"Bitene kadar bitmez hayat, bitti mi de biter ama."
Tae.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder